|
ÜRİNER İNKONTİNANS
Üriner inkontinansın iki önemli nedeni vardır. Birinci
neden pelvik tabanın ve mesanenin anatomik destek
dokusunun zayıflamasına bağlı olarak oluşan gerçek
stres inkontinanstır. Klinik bulgusu hastanın öksürüp
aksırdığı, zorlandığı zaman idrar kaçırmasıdır. Bu
durum sıklıkla çok sayıda doğum yapma, iri bebek doğurma,
evde kendi kendine doğum yapma, zor doğum yapma, müdehaleli
doğum yapma yada yetkin olmayan kişiler tarafından
doğurtulma ile ilişkilidir. Ayrıca kronik kabızlık,
obezite, kronik obstrüktif akciğer hastalığına bağlı
olarak da sık görülür. Ülkemizde doğurganlığın fazla
olması nedeniyle idrar kaçırmanın % 80-90'ını bu tip
idrar kaçırma oluşturmaktadır ve sıklıkla doğurganlık
çağındaki genç kadınlarda rastlanmaktadır.
İkincisi ise mesane idrarla dolarken nedeni bilinmeyen
detrüsör kası disfonksiyonuna bağlı olarak oluşan
detrüsor aşırı aktivitesidir. Klinik bulgusu sıklıkla
suyla ilgili işlerde ani idrar yapma hissinin oluşması
ve tuvalete yetişememe tarzındadır. Ortalama kadın
yaşam süresinin ileri olduğu gelişmiş ülkelerde daha
sık görülür. Üriner inkontinanslı hastaların
% 20-30'unu oluşturur.
İdrar kaçıran hasta sürekli ped veya bez kullanmakta,
kendini evi ile sınırlamakta kaçırma ve koku nedeniyle
sosyal ilişkilerini sınırlamaktadır. Bu durum bazen
ciddi psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Yaptığımız
çalışmalarda idrar kaçıran kadınların % 80'i bu durumu
yaşlanmanın ve çocuk doğurmanın doğal bir sonucu olarak
görmektedirler ve bu nedenle hekime başvurmamaktadırlar.
Üriner inkontinans ciddi bir sağlık sorunudur ve mutlaka
tedavi edilmelidir. Çağdaş tıp idrar kaçıran hastaların
kondisyonlarına göre çeşitli tedavi seçenekleri sunmaktadır.
Bunlar:
İlaç tedavisi (Antikolinerjikler, muskulotropik releksanlar,
Trisiklik antidepresanlar,
Kalsiyum kanal blokerleri, Prostaglandin sentetaz
inhibitörleri
v.d)
Davranış terapisi (Mesane eğitimi)
Egzersiz (Kegel)
Vajinal konlarla egzersiz
Biofeedback
Fonksiyonel Elektrik Stimülasyon (FES)
TENS (Yeni)
Manyetik terapi (ExMI) (yeni)
Peserler
Operasyon'dur
İnkontinanslı hasta şikayetlerinin ağırlığına bağlı
olarak, muayene, klinik değerlendirme (üriner günlük,
ped test, stres test) ve ürodinamik incelemelerden
sonra tedavi edilmektedir. Hastanın şikayetleri ciddi
değilse konservatif yöntemler ile tedavi edilebilir
ve hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Eğer hasta
ped kullanıyor ve inkontinans sosyal hayatını etkileniyorsa
seçilecek tedavi yöntemi operasyondur. Günümüzde lokal
anestezi ile uygulanan, minimal invaziv ve hastanede
kalmayı gerektirmeyen operasyonlarla başarı oranları
% 95'in üzerine çıkmıştır. Oysa, geçmişte yapılan
günümüzde terk edilen kolporafi anterior ve Kelly
plikasyonu gibi operasyonlarda uzun dönem başarı oranı
% 30 civarındadır ve maalesef bu gün hastalarımızın
bir kısmını da geçmişte bu tip başarısız operasyon
geçirenler oluşturmaktadır.
|