|
SIKÇA SORULAN SORULAR:
Ürojinekoloji
kadınlarda idrar kaçırma, gaz gayta kaçırma rahim,
idrar torbası ve kalın barsağı vajene doğru yada dışarı
sarkması ile ilgilenen kadın hastalıkları ve doğum
branşının yan dalıdır. Ayrıca pelvis tabanın ve vajenin
relaksasyonu nedeniyle oluşan cinsel fonsiyon bozuklukları
ile de ilgilenmektedir. Ünitemiz bu konuda dünyada
uygulanan çağdaş tanı ve tedavi yöntemlerinin hepsini
bünyesinde barındıran ülkemizdeki ilk özel merkezdir.
Bu konuyla ilgili sıklıkla sorulan soruları ve cevaplarını
aşağıda bulabilirsiniz:
1. İdrar kaçırma nedir?
Kişinin kontrolu dışında oluşan, sosyal ve/veya hijyenik
problem yaratan durumdur
2. İdrar kaçırma ne zaman normal kabul edilir?
Üç yaşından küçük çocuklarda, ileri yaşta gözlenen
bunamada ve psikiyatrik hastalarda idrar kaçırma normal
kabul edilir ve tedavi edilmez.
3. İdrar kaçırmanın nedenleri nelerdir?
Çok çocuk doğurma, iri bebek doğurma, müdehaleli doğum
yapma, zor doğum yapma, kendi kendine doğum yapma,
kalıtımsal nedenler, gebelik, aşırı kilo, menopoz,
kabızlık, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (bronşit,
astım v.d), pelvis tabanını ilgilendiren ameliyatlar
geçirme ve sigara içimi idrar kaçırmanın nedenlerdir.
4. Kaç tip idrar kaçırma vardır?
En sık gözlenen üç tipi vardır.
a. Stres tipi (stres inkontinans): öksürme, hapşırma,
ıkınma, ve zorlanma gibi karın içi basıncının arttığı
durumlarda görülen idrar kaçırmadır. Nedeni mesane
tabanı ve üretranın anatomik desteğinin zayıflamasıdır.
b. Sıkışma tipi: sıklıkla suyla ilgili işler yaparken
şiddetli idrar yapma isteği ile birlikte ve tuvalete
giderken idrar kaçırma şeklinde olan tipidir (Urge
inkontinans-sıkışma inkontinansı). Nedeni mesanenin
idrarla dolarken ani olarak kasılmasıdır. Hastaların
büyük çoğunluğunda neden bilinmemektedir. Bir kısmında
diyabet, parkinson,demans ve multipl skleroz gibi
kronik hastalıklar görülür.
c. Karma (Mikst) inkontinans ise ikisinin bir arada
olmasıdır.
5. İdrar kaçırmanın toplumdaki sıklığı nedir?
Ülkemizde yapılan çalışmalarda postmenopozal dönemde
% 57, menopoz öncesi dönemde % 24-46 civarındadır.
Bu oranın % 70-80'i stres tipinde, % 20-30 ise tuvalete
yetişememe tarzındadır. Gelişmiş ülkelerde doğurganlığın
az olması ve ortalama kadın yaşının yüksek olması
nedeniyle stres tipi az görülürken, ülkemizde doğurganlık
oranı yüksek olduğu için stres tipi fazla ve daha
genç kadınlarda görülmektedir.
6. İdrar kaçırma tipinin önemi nedir ?
İdrar kaçırmanı tipi mutlaka belirlenmelidir. Kaçırmanın
tipine ve ağırlığına göre konservatif tedavi yada
ameliyat tedavisine karar verilir.
7. İdrar kaçırmanın hangi tipte olduğuna nasıl
karar verilir?
Önce hastaya işeme alışkanlıklarını not ettiği 3-4
gün süreli üriner günlük tutturulur ve takiben kapsamlı
soruları içeren bir sorgulama formu doldurulur. Pelvis
tabanın, vajenin, anal fonksiyonların değerlendirildiği
bu konuda yetkin bir jinekolog tarafından detaylı
bir jinekolojik muayene yapılır. Enfeksiyon araştırmak
için idrar tahlili ve kültürü yapılır. Daha sonrada
stres test ve ped test dediğimiz inkontinansı objektif
gösteren testler yapılır. Bunların sonucuna göre idrar
torbasının fonksiyonlarını değerlendiren ürodinami
denilen testler ile idrar kaçırmanın hangi koşullarda
oluştuğu ve tipi belirlenir.
8. Ürodinami nedir?
Ürodinami idrar kaçırmanın varlığını, biçimini, mesane
ve üretranın fonksiyonlarını gösteren bilgisayar destekli
basınç ve akım değişikliklerini ölçmeye denir.
9. Ürodinami nasıl yapılır?
Çok basit ve ağrısız bir yöntemdir. Çok ince (2-3
mm) bir sonda ile idrar torbasına sıvı verilirken
basınç değişiklikleri kaydedilir. Rektuma yerleştirilen
bir sonda ile karın içi basınç ölçülür. Mesane dolarken
ve boşalırken basınçlar birlikte ölçülür. Değişiklikler
otomatik olarak kaydedilir. Bir takım manevralar ile
idrar kaçağı olup olmadığı test edilir. Bu esnada
sorulan sorularla idrar torbası hakkında fikir edinilir.
Üretra fonksiyonları ölçülür. En son işeme grafisi
yapılarak idrar yolları ve kasları hakkında fikir
sahibi olunur. İdrar kaçırma tedavisinin etkili olup
olmadığı, ne kadar etkili olduğu tedavi öncesi ve
sonrası ürodinami yaparak objektif olarak karşılaştırılır.
10. Ürodinami sonrası ne yapılır?
Kaydedilmiş ve hesaplanmış bilgisayar verileri hastanın
muayene bulguları ve şikayetleri ile birleştirilerek
tedavinin biçimine karar verilir.
11. Ürodinami sonucunda ne bulunur?
Mesane ve üretra fonksiyonları, varsa idrar kaçırmanın
biçimi ve derecesi tespit edilir.
12. İdrar kaçırmanın hangi tipinde ne tür tedavi
uygulanmaktadır?
Her tip idrar kaçırmada şikayetler hafif ise öncelikle
konservatif tedavi yapılır. Bu tedaviler yetersiz
kalıyorsa ameliyat yapılır.
13. Konservatif tedavi yöntemleri nelerdir?
a. İlaç tedavisi
b. Davranış terapisi (Mesane eğitimi)
c. Pelvik taban egzersizleri (Kegel)
d. Vajinal konlarla egzersiz
e. Biofeedback
f. Fonksiyonel Elektrik Stimülasyon (FES)
g. TENS
h. Peserler
i.
Ekstrakorporal manyetik innervasyon (ExMI)- manyetik
terapi (Manyetik sandalye)
14. Hangi tip idrar kaçırma ilaçla yada yukardaki
konservatif yöntemlerle tedavi edilir.?
Her tür idrar kaçırmada bu tedaviler kullanılır.
15. Konservatif tedavinin tipi neye göre belirlenir?
Tedavinin tipi ve süresi ürodinami, üriner günlük,
stres test, ped test ve muayene bulgularına göre bu
konuda yetkin jinekolog tarafından belirlenmektedir.
16. İlaç tedavisi nedir ve ne kadar süre ile
yapılır?
İlaç tedavisi idrar torbasının istem dışı kasılmalarını
önlemek ve idrar torbasının kapasitesini artırmak
için yapılır. Genellikle 2-3 ay süre bu tedavi için
yeterlidir.
17. Egsersiz tedavisi nedir?
Genital bölge ve pelvis taban kaslarını kuvvetlendirici
tedavilerdir. Ürojinekoloji merkezlerinde uygulanan
kon egzersiz, FES, biofeedback gibi yöntemlerin yanında
hastanın kendi uyguladığı Kegel egzersizleri dediğimiz
egzersizler de vardır.
18. Kegel egsersizleri nasıl ve ne kadar süre
ile yapılır?
Kegel egzersizlerini doğru yapmak önemlidir. Eğer
yanlış yapılırsa tablo daha da ağırlaşabilir, hatta
genital organlarda sarkma olabilir. Doğru olan ürojinekoloji
merkezinde doğru kasların kasıldığının hekim tarafından
aletlerle gösterilerek hastaya öğretildikten sonra
hastanın uygulamasıdır. Ömür boyu yapılabilir.
19. Kegel egzersizlerinin yalnızca idrar kaçırmaya
mı yararı vardır?
Hayır. Bu egzersizler vajen etrafındaki kasların tonusunu
artırır, genital organ sarkmalarını engeller, orgazm
ve cinsel ilişkinin (hem erkek hem kadın) kalitesini
artırır.
20. FES tedavisi nedir?
Çok düşük doz elektirik akımı veren ve vajen içine
yerleştirilen bir probla yapılır. Elektrik akımı rahim
ve idrar torbası kaslarını aralıklı olarak kasarak
kuvvetlendirir ve istem dışı kasılmalarını önler.
Her tip idrar kaçırmada başarı sağlanılır. Doz ve
süre hastaya göre ayarlanmaktadır.
21. FES tedavisi ne işe yarar ve ne kadar süre
ile yapılır?
Bu düşük doz elektrik akımları pelvis taban kaslarını
kuvvetlendirir ve sinirlerin uyarısını düzenler. Genellikle
haftada 2 kez her seansı 20 dakika süren 6-8 haftalık
süreyle yapılır.
22. FES tedavisini kimlere ve nasıl yapıyorsunuz?
Ürodinami sonucunda uygun görülen hastalara ürojinekoloji
merkezinde uygulanır.
23. FES tedavisi kimlere uygulanmaz?
Pelvik organ sarkmalarında, gebelikte, vajinal atrofi,
vajinal enfeksiyon, kardiak aritmi ve kalp pili olanlarda
uygulanmaz.
23. Manyetik
sandalye tedavisi nedir?
Altında pelvis kaslarını belli aralarla uyaran manyetik
alan oluşturulan bir sandalyedir. Hastaya herhangi
bir prob uygulanmaz. Sandalyede 20 dakika süreyle
giysileri ile oturur. Çok yeni bir tedavi yöntemidir.
Literatürde başarı oranları oldukça yüksektir.
24. Hangi tip idrar kaçırmada etkilidir? Ne
kadar süre uygulanır?
Her tip idrar kaçırmada etkilidir. Haftada 2 kez 8-10
hafta uygulanmaktadır.
25. Manyetik sandalye tedavisinin uygulanmadığı
hasta grubu var mıdır?
Kalp pili olan hastalara, spirali olanlara ve ciddi
aritmisi olanlarda uygulanmamaktadır.
26. Manyetik sandalye yalnızca idrar kaçırmada
mı uygulanmaktadır?
Hayır. Orgazm problemlerinde, gaz gayta kaçırmada,
hatta erkeklerde ereksiyon sorunlarında ve prostat
ameliyatları sonrası idrar kaçırmada da uygulanmaktadır.
27. FES ve Manyetik sandalye arasındaki fark
nedir?
İki yöntemin de başarı oranları benzerdir. FES te
vajene yada rektuma bir prob yerleştirilir ve bu prob
aracılığı ile pelvis tabanı uyarılır. Oysa manyetik
sandalyede herhangibir prob uygulanmayan non invaziv
bir yöntemdir.
28. Konservatif tedavilerin başarıları neye
bağlıdır.
Konservatif tedavilerde hastaya fonksiyon bozukluğu
görsel materyallerle çok iyi anlatılmalıdır. Yaşam
biçimini, sıvı alımı ve beslenmesini hekimin önerileriyle
yeniden düzenlemelidir. Pelvik taban egzersizlerini
hekim kontrolünde öğrenmelidir ve yaşamının bir parçası
haline getirmelidir.
29. Ameliyat tedavisinin amacı nedir ve nasıl
yapılmaktadır?
Ameliyatta amaç sarkmış idrar torbası ve idrar yolunu
normale döndürmek, rahimde sarkma varsa bunu düzeltmek
ve genital bölge kaslarını eski formasyonlarına getirmektir.
30. Ameliyat nasıl yapılır?
Ameliyat ya yalnızca idrar kaçırmayı düzeltmek için
yada varsa ek pelvis anormalliklerini (idrar torbası,
kalın barsak ve rahim sarkması, gaz kaçırma) de düzeltmek
için yapılır. Yalnızca idrar kaçırmaya yönelik ameliyatlar
artık lokal anestezi ile yapılmakta ve hasta aynı
gün taburcu edilmektedir.
31. En sık yapılan ameliyatların şekli hakkında
kısaca bilgi verirmisiniz?
Eskiden yapılan ameliyatlar düşük başarı oranları
nedeniyle terkedilmiştir. Günümüzde yalnızca Burch
kolposüspansiyon ve tension-free üretropeksiler (TVT,
IVS, MPS v.d) kullanılmaktadır.
32. Bu ameliyatların başarı oranları nelerdir?
Başarı oranları % 90-95 tir.
33. Başarı oranlarını etkileyen en onemli neden
nedir?
Başarı oranlarını olumsuz etkileyen en önemli neden
daha önce ameliyat geçirmiş olmasıdır. Maalesef bu
etkisiz ameliyatlar halen yapılmaktadır ve hastalarımızın
bir kısmını bu ameliyatları olan hastalar oluşturmaktadır.
Bu nedenle hasta iyi değerlendirilmeli ve uygun operasyon
seçilmelidir.
34. Pelvis
organ prolapsusları (sarkmaları) nelerdir?
Pelvis içindeki idrar torbası, kalın barsak, ince
barsaklar ve rahmin vajene doğru sarkmasıdır. Bu sarkma
ileri derecede ise bu organların itmesi ile vajen
dışarı dönmektedir.
35. Hangi organlar sarkmaktadır?
a. İdrar torbası
b. Kalın barsağın son kısmı (rektum)
c. Rahim yada rahmi alınanlarda vajen kubbesi
d. İnce barsaklar
e. İleri vakalarda bu organların hepsi vajenin dışa
dönmesi ile sarkabilir.
36. Sarkma nasıl anlaşılır?
Taharetlenirken ele kitle gelebilir, idrar kaçırma,
kabızlık olabilir. Vajinal relaksasyon nedeniyle cinsel
ilişki sırasında hissedememe, partner hoşnutsuzluğu
ve orgazm problemleri olabilir.
37. Sarkması olan hastalar yalnızca idrar mı
kaçırırlar?
Hayır, bazı hastalarda idrar yapamama, elle yardımla
yapma gibi durumlar olabilir. Bu nedenle ameliyat
öncesi idrar kaçırmayan hastalar sonrasında kaçırabilirler.
Ameliyat öncesinde hasta iyi değerlendirilmelidir.
38. Sarkma tedavisi nelerdir?
Medikal kapasitesi düşük ameliyat yapılamayacak yaşlı
hastalarda peserler kullanılmaktadır. Daha genç hastalarda
ise ameliyat yapılmaktadır. Ameliyatta amaç fonksiyonunu
kaybeden organlara (vajen, pelvis tabanı, mesane tabanı)
yeniden fonksiyon kazandırılmasıdır.
39. Ameliyatlar hangi yolla yapılmaktadır?
Vajinal yada abdominal yada ikisi birlikte yapılmaktadır.
40. Ameliyat seçimi önemli midir?
Ameliyat seçimi çok önemlidir. Eğer ilk ameliyat doğru
tanı ve seçimle yapılmazsa ikinci operasyonda başarı
şansı azalmaktadır. Pelvis yetkin bir uzman tarafından
değerlendirilmeli ve bütün pelvis defektleri aynı
seansda düzeltilmelidir.
41. Karından ve vajenden yapılan ameliyatların
farkları nelerdir?
Karından yapılan ameliyatlar teknik olarak daha zor,
uzun süren ve komplikasyonları daha fazla olan ama
başarı oranları yüksek ameliyatlardır. Bu nedenle
genç hastalarda abdominal ameliyatlar tercih edilmektedir.
42. Ameliyatların başarı oranı nedir?
Karından yapılan ameliyatlarda başarı oranı uzun dönemde
% 90, vajinal yapılan ameliyatlarda % 70 civarındandır.
İkinci kez ameliyatlarda başarı oranı düşmektedir.
43. İdrar kaçırma ve pelvik organ sarkmalarında
yenilikler var mıdır?
Evet. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak
bu konulardaki bilgi, tanı yöntemleri, tedavi yöntemleri
ile ilgili son 10 yılda ciddi değişiklikler olmuştur.
Hastalar güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirilmeli
ve tedavi edilmelidir.
|